Çağımızda cinsiyetçilik genetiktir. Erkekler çalışmak, yaratmak, kaldırmak, koparmak zorundadır. Kadınlar ise üremek. Bu yüzden erkek yaşlanıp güçlendikçe(ki bunu para kazanmaya indirebiliriz) kadının gözüne yakışıklı gözükmeye başlar. Kadın güzelliği seksiliği ile eştir. Günümüzde kadın erkek ilişkileri bu temelden besleniyor. Aşk değil yerlerine iktidar mücadeleleri yaşanıyor.
Bebeğe verdiğiniz isimle, aldığınız kıyafetle dakika bir ona cinsiyetin bu demeyin, diyenlere izin vermeyin. Onun genetiğiyle oynamayın.
Bebeğe verdiğiniz isimle, aldığınız kıyafetle dakika bir ona cinsiyetin bu demeyin, diyenlere izin vermeyin. Onun genetiğiyle oynamayın.




söylediklerin tam da tersini gösteriyor aslında. cinsiyetçilik hiç mi hiç genetik degil. tersine sosyal, sonradan öğretilen. rahat rahat söyleyelim hadi, evet erkek çocuklarımızı çalışmak, kaldırmak, koparmak için yetiştiriyoruz. ve de sikmek, koymak, düzmek, çakmak, gömmek... bu durumda farkında olmadan kız çocuklarımız da büyüyünce sevişen değil sikilen, koyulan, düzülen kadınlar oluyorlar. bunu en kabul etmeyen kadın bile içten içe seviştiğini değil sikildiğini düşünüyor tek gecelik bir ilişkiden sonra. sikilen değil sevişen olarak görebilmek için kendisini de o herife aşık olduğunu sanıyor, peşine düşüyor çoğu zaman. erkek için ise bir skor çoğu zaman. sonraki maçlara bakıyor. yanılıyor muyum?
YanıtlaSilsonuç iktidar mücadelesi. bak o konuda haklısın.
Evet, tam da bu yüzden çağımızda ile başladım yazmaya. Bir önceki yazıda çağımızda kapitalizm genetik derken de, burada da zamanın altını çizmek istedim. Zira başkası imkansız, alternatif yok diyenler var. Oysa çağımızda genetiğimizle oynanıyor. Sadece gıdalarda değil her yerde. Ruhumuzda bile. İnsan doğası başkasına uygun değil, tam bir safsata.
YanıtlaSilBöyle düşününce sanırım tam da aynı görüşleri ifade eder hale geliyoruz.
insan doğası başkasına uygun değil, tam bir safsata...
YanıtlaSil