Bensiz benim hayatım...

Bir süredir samimiyete takmış durumdayım. Bunun sadece kendi işim için değil, herkes için önemli olduğunu düşünüyorum. Mesela 18 yaşına geldiğimde arkadaşlarımla devamlı takılabileceğimiz, içkili bir mekanımız olsun istedik. Bizi her geldiğimizde güler yüzle karşılayan, adlarımızı bilen garsonların olduğu bir yer bulduk sonunda. Ankara’ya gidince hala oraya gidiyorum. Annem örneğin kuaförlük yapıyor. Gören, yüzlerce arkadaşı var sanır. Oysa onlar annemin sadece müşterisi. Hiç biriyle işyerinin dışında görüşmez. Her buluşmalarının sonunda paralarını alır. Sizin hayatınızda da böyle onlarca örnek vardır.

Bu ülkenin insanlarının ilişki kurmak üzerine bir tavrı bu. Bir nevi partizanlık. Aslında aradığımız şey samimiyet. Bilmiyorum bizden başka hangi ülkede insanlar bu kadar el, kol kullanarak konuşuyor, temas ediyor. Ben bunu abartıp samimi olucam derken alanlarımı kısıtlamaya başlamışım. Her şeyi tüm açıklığıyla konuşamayacağım konulara girmiyorum. İçe dönüyorum. Aslında mahremimden kaçıyorum. Savunma mekanizması sanırım bu. Çevremdekiler, her şeyimi dört dörtlük sanıyor. İşin kötü tarafı ben, gitgide buna inanıyorum.

Kabul ediyorum şanslı azınlıktayım. Bu, benim yaram yok demek değil ama. Amcam, dayım, babam, annem, ablam, kadınlar, iş, arkadaşlar, okul, askerlik, din, beden, kıyafet, düzen, siyaset, cinsellik... Uzuyor liste. Duvarlarım varmış benim. Kendimin ördüğü ve üflesem yıkabileceğim duvarlar. Yazınca bir çoklarının bu mu derdin diyeceği duvarlar belki. Ama benim duvarlarım bunlar. Beni ben olmaktan alıkoyuyorlar. Artık kendimden bahsetmek istiyorum.

Karakterimi arıyorum aslında. Beden imgemi buldum. Jokerim ben. İskambil destesindeki jokerden bahsediyorum. Konduğu her kağıdın yerine geçebilen, kimin eline geçse tebessüm ettiren kağıttan. Kulağa güzel geliyor di mi? Bense bunu şöyle anlıyorum. Benim kendime ait bir karakterim yok. Bulunduğum çevrenin biçimini kazanıyorum. Olumlu ya da olumsuz diye değerlendirmiyorum. Sadece bakmamışım içerde olup bitenlere. Ne istediğimi aramamışım yıllardır. Fark ettim ki sıkılmışım bundan.

Kendimi deşmenin zamanı gelmiş artık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder